Son dakika
Suudi Arabistan'da 20 yeni fintek lisansı verildiTürkiye'de katılım finans aktif büyüklüğü yüzde 9 payı aştıEndonezya'da sukuk tabanlı mikro yatırım uygulaması 1M kullanıcıya ulaştıGlobal İslami fintek pazarının 2027'de 179 milyar $'a ulaşması bekleniyorSuudi Arabistan'da 20 yeni fintek lisansı verildiTürkiye'de katılım finans aktif büyüklüğü yüzde 9 payı aştıEndonezya'da sukuk tabanlı mikro yatırım uygulaması 1M kullanıcıya ulaştıGlobal İslami fintek pazarının 2027'de 179 milyar $'a ulaşması bekleniyor
Haberler
Yatırım

SEB’den Avrupa piyasaları için likidite ve teknolojiye güven vurgusu

SEB Yatırımcı Hizmetleri Başkanı Ann Magnusson, Avrupa’nın yatırım çekebilmesi için rekabetin ve likiditeye erişimin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Saklama ve takas altyapısındaki dönüşümde ise hızdan önce güven ve müşteri ihtiyaçlarının gözetilmesini istedi.

Katılım Fintek · 2 Kasım 2026 · 1 dk okuma

SEB’den Avrupa piyasaları için likidite ve teknolojiye güven vurgusu

SEB Yatırımcı Hizmetleri Başkanı Ann Magnusson, Miami’de düzenlenen Sibos’ta Avrupa finans piyasalarının parçalı yapısını ve saklama hizmetlerinin geleceğini değerlendirdi. Avrupa’nın tüm varlık sınıflarında yatırımı teşvik eden bir ortam oluşturması gerektiğini söyleyen Magnusson, tasarruflarını yatırıma yönlendirmeye istekli nüfusuyla Kuzey Avrupa ülkelerinin olumlu bir örnek sunduğunu belirtti.

Magnusson’a göre saklama sektörü uyumlaştırma konusunda ilerleme kaydetse de yeni altyapıların devreye girmesi ve mevcut sistemlerin yenilenmesi, kısa vadede parçalanmayı artırabilir. Bankaların ve piyasa katılımcılarının ortak altyapıları olarak kurulan birçok merkezi saklama kuruluşunun zamanla ticari hedeflerle çalışan halka açık şirketlere dönüştüğünü hatırlatan Magnusson, Kuzey Avrupa’da rekabetin ülke içinde değil, ülkeler arasında yaşandığını ifade etti. SEB gibi katılımcıların, kendi iş modellerini geliştirirken her bir merkezi saklama kuruluşuna da önemli zaman ve kaynak ayırdığını kaydetti.

Merkezi saklama kuruluşlarının geleceğinde düzenleyici kurumların belirleyici olacağını vurgulayan Magnusson, tokenizasyonla birlikte güven anlayışının da değişmesi gerektiğini dile getirdi. Kurumlara, yapılara ve kişilere duyulan güvenin yanında teknolojiye güvenin de önem kazanacağını, bu dönüşümün pazara giriş engellerini azaltabileceğini söyledi. Bir stabilcoinin takas sırasında sabit değerini kaybetmesi halinde riski kimin üstleneceği sorusunun ise altyapı sağlayıcıları ve düzenleyicilerle görüşüldüğünü belirtti.

T+1 ve anlık takas hedeflerini değerlendiren Magnusson, müşterilerin yalnızca daha hızlı işlem istemediğine dikkat çekti. Öncelikli beklentilerin likiditeye erişim, şeffaflık ve güven olduğunu belirterek, bu ihtiyaçları karşılamayan hız yatırımlarına zaman ve kaynak ayrılmaması gerektiğini savundu. Avrupa’nın yatırım yapma iradesini göstermesini önemli bulduğunu da söyleyen Magnusson, daha dengeli bir küresel finans yapısı ve ABD dolarına alternatifler görmek istediğini ifade etti.

Magnusson, yapay zekâ ve yeni teknolojilerde dönüşümün başladığını, ancak düzenlemeler ile güven gereksinimlerinin ilerleme hızını sınırlayabileceğini belirterek bunu olumlu değerlendirdi. Bölgesindeki piyasa yapısının 2030’a kadar değişmesini beklediğini; T2S ve T2 bağlantılarının da gündemde olduğunu aktardı. Muhabir bankacılıkta yeni teknolojilerin aracı katmanlarını azaltarak şeffaflığı ve müşterilerin erişim hızını artırabileceğini söylerken, dayanıklılık, siber güvenlik ve operasyonel verimliliğin giderek daha fazla önem kazandığını vurguladı.